Kayıhan Pala: "CHP İktidarında Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü, Ulusal Halk Sağlığı Enstitüsü Olarak Yeniden Yapılandırılacaktır"

24.04.2026

CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı Kayıhan Pala, 24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası'na ilişkin "CHP iktidarında, aşı kamusal bir ürün olarak benimsenecek, Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü, ulusal halk sağlığı enstitüsü olarak yeniden yapılandırılacaktır. Bu enstitü içinde aşı, serum ve biyolojik ürünlerin üretimi desteklenecek; bünyesinde ulusal aşı üretim merkezi ve referans laboratuvarları yer alacaktır. Aşı candır. Başta bebekler ve çocuklar olmak üzere tüm yurttaşların aşıyla korunulabilir hastalıklara yakalanmamaları için Sağlık Bakanlığı üzerine düşen görevi yapmalıdır" dedi.

CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, 24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası ile ilgili yaptığı açıklamada aşıların halk sağlığı açısından önemine değindi. Pala şunları kaydetti:

"Her yıl nisan ayının son haftası 'Dünya Aşı Haftası' olarak kutlanıyor. Bu hafta içindeki etkinliklerle her yaştan insanı hastalıklara karşı korumak için gereken kolektif eylemler vurgulanıyor ve aşı kullanımını teşvik etmek amaçlanıyor. Bu yıl aşı haftası 'Her kuşak için aşılar işe yarıyor' teması altında kutlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Aşı Haftası'nın nihai amacını, daha fazla insanın aşıyla önlenebilir hastalıklardan korunmasının sağlanması olarak açıklıyor. Aşılar uzun zamandır halk sağlığının en güçlü araçlarından biri olmuştur. Son 50 yılda aşılar 154 milyondan fazla hayat kurtardı, bir başka deyişle yılın her dakikasında 6 hayat kurtarıldı. Kurtarılan hayatların büyük çoğunluğu (101 milyon) bebeklerin hayatıydı. Bu hayatlar, insanların kendilerini, çocuklarını ve topluluklarını kızamık, difteri, boğmaca ve çocuk felci gibi hastalıklardan koruma kararı almaları sayesinde kurtuldu.

"Aşılar sayesinde dünyada çiçek hastalığının kökü kazındı"

Bugün, sıtma, HPV, kolera, menenjit gibi hastalıklara karşı geliştirilen yeni aşılar daha da fazla hayat kurtarıyor ve bilimsel gelişmeler sayesinde hayatın her aşamasındaki insanların daha uzun ve sağlıklı yaşamalarına yardımcı oluyor. Aşılamanın, bebeklerin sadece ilk doğum günlerini görmelerini değil, yetişkinliğe kadar sağlıklı bir yaşam sürmelerini sağlamada en büyük katkıyı sağlayan sağlık müdahalesi olduğu bilimsel araştırmalarla gösterilmiştir. Aşılar sayesinde dünyada çiçek hastalığının kökü kazındı. Çocuk felcine karşı aşılama sayesinde, aşılanmasa felçli kalacak olan 20 milyondan fazla insan bugün yürüyebiliyor ve dünya çocuk felcini tamamen ortadan kaldırmanın eşiğinde. Sıtma ve rahim ağzı kanseri gibi hastalıklara karşı geliştirilen aşılar sayesinde bu hastalıkların etkileri de önümüzdeki yıllarda azaltılabilir. Dünyada aşı ile ilgili öne çıkan iki sorun aşıya sınırlı erişim ve son yıllarda giderek artan aşı tereddüdüdür. Kamusal fonlarla geliştirildiği halde bugün aşıların çoğunun patent koruması altında şirketler için sermaye birikimi ve kar maksimizasyonu aracı olarak kullanılması hem erişimin önüne finansal bir engel olarak çıkmakta hem de özellikle sağlık okur yazarlığı sınırlı olan insanlarda aşı tereddüdüne yol açabilmektedir.

"CHP iktidarında, aşı kamusal bir ürün olarak benimsenecek"

Aşının insanlığın ortak varlığı olarak kabul edilmesi, 'Küresel kamusal ürün' olarak tanımlanması ve bölgesel/ulusal kamu aşı üretim merkezlerinin kurulması sağlanmalıdır. Çocuk felci aşısını geliştiren Dr. Jonas Salk’a 1955 yılında aşının patentinin kime ait olduğu sorulduğunda 'Bence halka ait. Patent diye bir şey yok. Güneşi patentleyebilir misiniz?' biçiminde vermiş olduğu yanıt, aşı politikalarına ışık tutmalıdır. Dr. Salk, çocuk felci aşısının üretim süreçlerini paylaşmaktan herhangi bir kazanç elde etmemiştir. Aşılara dünya çapında eşit erişimin sağlanmamasının, hastalığın kökünün kazınması çabalarının işe yaramasını önleyeceği iyi bilinmelidir. Türkiye’de, daha genç Cumhuriyetin ilk yıllarında, 1928’de kurulmuş olan Hıfzıssıhha Enstitüsü ile (Sonradan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü adını almıştır) aşı üretme konusunda çok başarılı çalışmalar yapılmış ve Enstitü yıllarca ülkemizin aşı ihtiyacını karşılamanın yanı sıra yurt dışına da aşı gönderen bir Kurum olarak hizmet sunmuştur. Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı tarafından maalesef 2011 yılında kapatılmıştır. Bugün ülkemizde hiçbir insan aşısı üretilememekte, Sağlık Bakanlığı bütün aşıları yurt dışından ve kâr amaçlı şirketlerden temin etmek zorunda kalmaktadır.

CHP iktidarında, aşı kamusal bir ürün olarak benimsenecek, Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü, ulusal halk sağlığı enstitüsü olarak yeniden yapılandırılacaktır. Bu enstitü içinde aşı, serum ve biyolojik ürünlerin üretimi desteklenecek; bünyesinde ulusal aşı üretim merkezi ve referans laboratuvarları yer alacaktır. Aşı candır. Başta bebekler ve çocuklar olmak üzere tüm yurttaşların aşıyla korunulabilir hastalıklara yakalanmamaları için Sağlık Bakanlığı üzerine düşen görevi yapmalıdır."

Benzer Haberler